ѕσğυк ηєναℓє
ღ.·ųããмúя·.ღ
ADMINISTRATOR
Mareşal
Puan: +834/-1
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 14889 Nasıl Biri:
«Šêßêßïм ŠêñšïÑ»
Durumum:
|
 |
« : 13 Kasım 2007, 19:06:53 » |
|
Aynı Gibi Görünse de Birbirinden Farklı İki Fincanın Hikayesi midir Bu Hikaye...
Bir öksüzün gözyaşlarıdır bu yazı. İki kahve fincanı yalandır. Kahve bir bahanedir, hepsi birer yalandan ibarettir. İçilen hiçbir kahvenin kırk yıl hatırı yoktur; atalar böyle uydurmuştur.
"Yüz, yüreğin aynasıdır." diyenler yalan söylemişler. Göz gördüğüne, gönül sevdiğine inanırmış; saçmalıkmış. Yüz yüze sevilir ama sırt sırta veril{e}mezmiş. İnsan, bir sevdi mi sürüm sürüm sürünürmüş. İnsanoğlunun en büyük şanssızlığı, sevdiğinin onu sevmemesi, onu seveni de kendisinin sevememesiymiş.
Sımsıkı sarılmış iki kahve fincanı birbirine. Biri, "ben yarım büyüdüm." demiş. "Annem bırakıp gitti, hiç arayıp sormadı beni." diye dert yanmış. Ölmeden mezara girmiş kahve fincanı, hayatta tek başına yol almış. Elden ele dolaşmış, fallara aracılık etmiş, insanlara umut dağıtmış, kabaran yüreklere ferahlık getirmiş. "Ama" demiş kahve fincanı, "bir tek kendi yüreğimin feryadını susturamadım!"
"Sus!" demiş diğer kahve fincanıı. "Ben de bir kolum olmadan nefes aldım bu hayatta. Annem gerçekten de öldü benim. İstemese de terketti beni. Ölmeseydi ama seninki gibi arayıp sormasaydı keşke beni. Yeter ki yaşıyor olduğunu bilseydim." demiş. O da, fincan olalı, içi sıkılanları mutlu etmiş, elden ele dolaşmış, umutlarını yitirenlerin gönüllerine su serpmiş.
"Yıllardır aradığımız, aslında birbirimizdik." demiş her iki fincan da. Telveleri dibe çöker, yeniden köpüklenir, yıkanır, tekrar ilk günkü tazeliklerini kazanırlarmış. Boşaldıkça kahveyle dolar, doldukça da insanlara yeni hayaller sunarlarmış. Ve biri terkedilmiş diğeri öksüz iki kahve fincanı kol kanat germişler birbirlerine. Yarım büyüyen, annesi tarafından terk edilen fincan böyle söz vermiş yetim fincana: Sana sahip çıkacağım.
Gün gelmiş, hayatının en büyük darbesini yemiş öksüz fincan. İnsanoğlundan görmediği kötülüğü kendi canından görmüş. "Annesizlik nedir bilemezsin" diye ağlayan terkedilmiş fincan, sorgusuz sualsiz, sessiz sedasız terk etmiş büyük sözler verdiği öksüz kahve fincanını. O günden beri bir daha hiçbir fincanla yan yana gelememiş öksüz fincan. Artık kimseye fallarıyla umut dağıtmamış, bütün yürekleri kabartmış, gözyaşları göstermiş, bütün kısmetli balıkları telvelerinin arasında saklamış. Yüreğinin acısı hiç dinmemiş, göz yaşı hiç kurumamış. Öksüz fincan anlamış ki; yüz, yüreğin aynası değilmiş.
|
SessižŁiğiмin feryatŁarında, içinden çıķıŁмaž bir dųrųмdayiм. Farķettiм, ķendiмden bir şeyŁer ķaybetмişiм. anŁatмaķ çoķ žor aмa; destanŁar yažıŁмış žaмanŁa anŁatıŁмış мasaŁŁarŁa insana. BeŁķi ķüçüķ bir öyķü bų, beŁķi ųмųdųn yorųмų, beŁķi de yaşaмın başı bų. anŁaмaķ bųrda žordųr, inanмayi gereķtirir. Düşünмeden ķabųŁŁenмeķ, öžgürŁüğü terķ etмeķtir. İnanciм bųrda sonsųž, derinŁerde ųмųdųм. ķaŁмışıм teķ başıмa, ķųrtųŁмayı ųммųşųм. Yorųмųм yoķ, ķaŁмışıм, ųммųşųм. ųfaķ bir ķaŁbin içinde haps oŁмųşųм.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|